Salı , 24 Ocak 2017

Suriye’de Yeni Dönem, Ulusal Birlik ve Kürtler

Hatırlamalı Kürtler… O faşist rejimin kendilerine kimlik verdiğinde nasıl tanrının bir lütfuymuş gibi sevindiği içler acısı dönemi hatırlamalı…

Yıllarca baba Esad zulmünün altında kendi topraklarında mülteci gibi kimliksiz yaşayan Rojava Kürtler’i, baba Esad’ın ölmesi sonucu iktidara geçen Beşar Esadın kendilerine kimlik vermesiyle birlikte ne kadar büyük bir iyilik yaptığını hala anlatanlar vardır…

İşte Beşar Esadı Kürtler’e karşı böylesine reformcu gösteren esasında faşist şam rejiminin uygulamalarıydı ve onlar için aslında kendilerine ait olmayan, başka bir ulusa ait olan bir kimlik ne kadar büyük anlamlar ifade ediyordu?

2011 Yılında başlayan Suriye iç savaşıyla beraber Rojava Kürtler’inin uzun süren sessizliği bozulmuş ve 2004 yılında Qamışlo’da bir futbol maçında çıkan olaylarla beraber tüm dünyanın gözü önünde, onlarca Kürd’ün katledilmesinin verdiği kinle kısa sürede birçok bölge YPG’nin kontrolüne girmişti…

İlk olarak Kobanê, sonra Efrîn ve Derîk le başlayan yönetim tüm Rojava’yı kapsamıştı ve sonuç olarak ağır bedellerle defacto bir özerk bölge oluşturmuştu…

Savaş YPG’ye karşı tüm acımasızlığıyla ve kirliliğiyle devam ederken DAİŞ çetelerinin Irak’a saldırması, ardından Şengal halkı için ciddi tehditler olusturması ve son olarak Kobanê saldırılarıyla YPG için savaş döneminin en zor dönemi başlamıştı…

Bir yandan faşist Esad rejimi, bir yandan sözde ılımlı Arap muhalifleri, bir diğer yandan DAİŞ çetecilerinin saldırıları sürerken, Kürtler’in birlik olamaması daha büyük sıkıntılar yaratıyordu…

Her türlü zorluğa rağmen kazanımların bugüne kadar korunmuş olması önemli derecede mesafe katedilmiş demektir…

Buna göre kanton ilanlarıyla başlayan Rojava statüsü en son federasyon ilanına kadar ilerlemiş durumda…

Savaşın geldiği son noktada Suriye’de ateşkes görüşmelerinden Kürtler’e düşen, yine konjonktürel şartlara göre politika yüretmektir…

Bu konuda PYD diplomatik alanda şimdiye kadar gayet başarılı bir politika yürütmektedir…

Amaç savaş sürecinde değil savaş sonrası kazanımları koruyabilmektir…

Ödenen ağır bedellerin ardından Suriye savaşında son viraja girilmiş durumda. Ve bu son virajda Kürtler tarihi bir fırsatla karşı karşıya…

Fakat bugün savaşın en kızgın olduğu süreçte insanüstü bir iradeyle başarılı bir şekilde yürütülen mücadeleden ziyade diplomatik alana da yürütülecek bir nitelikli siyasete bugün daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır…

Şimdiye kadar PYD üstüne düşeni yaptı elbette. Fakat asıl siyaset şimdi başlıyor… Savaş bitmek üzere. Şimdi sıra nitelikli siyasette en iyisini yapabilmektedir. Bugüne kadar şu ya da bu şekilde yürütülen siyaset altın vuruşu yapmak zorundadır…

Bunun yolu da elbette ENKS’de dahil bütün Kürtler’in ulusal birlikteliğindedir…

Bu konuda “amasız, fakatsız” olunmak zorundadır…

Bu yüzden ilk iş önce bütün Kürtler’in masada buluşması, karşılıklı anlaşmaları ve sonra sahaya çıkmaları gerekmektedir…

Rojava devriminin tamamlanması Kürtler’in birlik olamadığı hiçbir koşulda imkânsızdır…

Bu yüzden hatırlamalı Kürtler… Hiç unutmamalı. O faşist rejimin kendilerine kimlik verdiğinde nasıl tanrının bir lütfuymuş gibi sevindiği içler acısı dönemi hatırlamalı…

SEYDO TURĞUT – ARYEN HABER

Okumadan Geçme

Elazığ’da 14 HDP’li tutuklandı

Elazığ'da gözaltına alınan 18 kişiden 14'ü tutuklandı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir