Perşembe , 19 Ocak 2017

Sömürgecilik Gerçeği, Yanılgılar ve Eleştiriler

Sömürge için işgalden kurtuluşun yolu nedir sorusunun cevabı öncelikle sömürgecilik gerçeğinin kavranmasıdır. Hayallerden, işgal gerçeği dışındaki bütün lükslerden uzak durmak ve gerçekçi olmak… Bu gerçek kavranamadığı zaman sömürgesizleştirme hareketlerinde ciddi kafa karışıklığı, ciddi sorunlar oluşur. Ve bu direnişin gelişmesi, büyütülmesi için çok önemli bir sorun teşkil eder…

Sömürge sömürgeci ilişkisi şu 10 madde ile açıklanabilir…

1- Sömürgeci sömürgecidir. Doğal olarak görevi, sömürgesini sömürebildiği kadar sömürmektir.

2- Sömürgecilik işgal topraklarına işgal halkıyla “kardeş”, “eşit” veya “bilrikte yaşam” için değil, yakıp yıkmak, çocuklarını devşirmek, kadınlarına tecavüz etmek,  insanlarını ucuz iş gücü olarak kullanmak ve gerekirse katliamlar yapmak için girmiştir… Zulmetmek doğasında vardır…

3-  İşgalcinin tek amacı işgali kalıcılaştırmaktır. İzlediği bütün politikaları işgalini kalıcılaştırmaya yöneliktir. Bunun için en sinsi oyunları oynayabilir…

4- Bu doğrultuda sömürgeciden yumuşama veya “barış” beklemek gaflettir… Sömürgeci işgal gücü olarak olarak girdiği topraklara barışmak için girmemiştir… Bu yüzden işgale karşı direniş ve sömürgesizleştirme hareketlerinin mücadelesini bastırabilmek için en vahşi, en acımasız yöntemleri uygular…

5- İyi sömürgeci, kötü sömürgeci yoktur. Karşısındaki direnişe, işgale ve sömürgeciliğe itiraza göre baskı uygular. Bu bakımdan işgal sorunu, aynı zamanda bir rejim sorunu değildir. İşgalci hangi rejimle yönetirse yönetsin işgalcidir. Sömürge için işgalcisinin iktidarı geçici işgal kalıcıdır. Sömürgecinin kendi içinde iktidar değişimi, sağcı-solcu, liberal, hatta sosyalist rejim olsa dahi işgalci yine işgalcidir.

6- İşgal rejiminin en önemli silahı yerli işbirlikçiliktir. Bu yüzden sömürge topraklarına en büyük yatırımı askeri güç dışında işbirlikçileştirme ve ajanlaştırmaya yöneliktir…

7- İşgalcisine bunun dışında bir gözle bakan, sömürgecisini vampir olarak görmeyen sömürge gaflet içindedir…

8- Sömürge sömürgedir. Sömürülendir. Ezilen, zulmedilen, her türlü baskıyı görendir…

9- Sömürgenin görevi işgalcisiyle “kardeş” olmak, “birlikte yaşamak” değil, İşgalcisini kovmaktır. Bunun için mücadele etmektir. Direnişi meşrudur…

10- Sloganı “halkların kardeşliği”nden önce “halkların eşitliği”dir… Amaç sonunda nihai ve kesin barışı sağlamaktır. Halklar eşit olmadan mutlak barış sağlanamaz. Bu yüzden halkların eşitliği aynı zamanda barışı ve kardeşliğide getirir…

Bu 10 madde olması gereken sömürge-sömürgeci ilişkisinin özetidir. Her zaman aslolan insan yaşamıdır. Fakat gerçekçi olunduğunda görülen budur. Sömürgeciden merhamet, insanlık beklemek gaflettir. Dolayısıyla barış da sömürgeciden beklenemez. Ancak sömürgenin direnişi sömürgeciyi barışa zorlar…

Bunun dışında faşist işgal rejiminin her türlü baskısına şaşırmak, zulmünü insanlığa yaraştıramamak, yapılan katliamların insan işi olmadığını düşünmek, bunların nasıl bu kadar insanlıktan çıkabildiğini düşünmek ve sonuç olarak doğan kafa karışıklığı işgal ve sömürgecilik gerçekliğinin kavranamamasından kaynaklanmaktadır… Bu gerçek kavrandığı zaman herşey netleşir. Sömürge işgalci karşısında olması gerektiği yerde ve onu olduğu gibi görür…

Bütün bunlardan sonra ancak şu söylenebilir;

Ve direnmek kalır sömürgeye…

SEYDO TURĞUT – ARYEN HABER

Okumadan Geçme

Türkiye’nin 2017 kehanetleri ve Astana oyunları

Bedirxan Küçük yazdı: Türkiye'nin 2017 kehanetleri ve Astana oyunları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir