Perşembe , 19 Ocak 2017

Siyasi Diktatörlük Hamlesini Doğru Okumak

Son süreçte Türkiye’de yaşanılan krizler silsilesine geniş bir perspektiften bakmakta yarar vardır. İnsanlar artık en temel demokratik haklarından olan siyasi fikirlerini bile dillendirmiyorlar ve topluma duyurmaktan korkuyorlar. En önemlisi de inandıklarını yaşayamıyorlar!

Mevcut despot rejim siyasi, ekonomik, politik bir imparatorluk güç tekeline ulaşmak için toplumun siyasi özgürlüğünü gasp etme yoluna gidiyor. Farklı yaşam tercihlerine karşı tarikatlarda yetiştirdiği ve Kürt coğrafyasında savaştırdığı iyi çocuklarını sokağa salıyor. Bu gözdağı ile de herkesi susturmak-bastırmak istiyor!

HDP’ye sürekli yöneliminin temelinde onu toplumun siyasi özgürlüğünü savunma öncülüğünden düşürmek için bu derin tasfiye senaryoları devreye kondu, çünkü HDP örgütlü toplumun siyasi örgütlülüğünün teminatıydı ve eylemci kamusal sesiydi!

Güncel ekonomik ve siyasi krizler üzerinden kendini topluma sunan rejim, olası bir sivil iç savaş için Kürtleri ve Demokratik çevreleri bir günah keçisi olarak işsiz ve işin arka planını sorgulamaktan yoksun milliyetçi-tarikatçı kitlerinin önüne yem olarak sürerek ezdirme amacı güdüyor.

Siyasi diktatörlük stratejisi için toplum çok yönlü manipüle ediliyor. Şiddetle terbiye etme yoluna gidilirken medya-diyanet-cemaat ayağını da devreye etkin koyuyor!

Akp tarikat rejimi toplumda manevi karşıtlığı körüklüyor, yaşam alışkanlıklarını karşıtlaştırıyor, toplumsal birliği çözüyor, seküler demokratik yaşam tercihleriyle radikalleştirdiği dindar yaşam terciklerini çatıştırıyor.

Kürtlerle ülkede barış gelmedikçe bu çağ dışı zihniyet toplumu çökertecektir. Onurlu bir eşitler barışı bu derin odakların maskesini düşüreceği gibi, Kürt demokrasi hareketinin demokratik toplum uzlaşısını yaratmasının yolunu açacaktır!

Rojava”da olduğu gibi Işid zihniyetiyle mücadelede en etkin güç Kürt hareketidir. Bu mücadele tecrübesini Türkiye halklarının hizmetine sunmaktan çekinmeyecektir!

Akp sorunlu ideolojik zihniyetine karşıt olan Kürtlere ve demokratik çevrelere karşı başlattığı bu savaş, ”sivil barışa karşı” yürüttüğü savaş stratejisinin bir parçasıdır. Bununla hedeflediği demokratik güçleri diyalog pozisyonundan düşürerek ideolojik yönden “yasadışı ve ilegalize” ilan etmektir!

Akp elindeki iletişim tekelini milyonlarca insanın iradesini ipotek altına alacak ve sesini soluğunu-itirazını kesmek için etkin bir silah olarak kullanıyor. Oluşturduğu gündemleri kendi algısı doğrultusunda yönlendiren derin algıtatörleri piyasaya sürüyor!

Siyasi diktatörlüğü oldu bittiye getiren de facto rejim, bürokratik kanunlar diktatörlüğüyle de toplumu sindirmek istiyor. Bunu da tek partili siyasi tekelciliği meşrulaştırarak yapma yoluna gidiyor, tekçi saray noter partisini de toplum üstünde konumlandırılıyor!

Saraya darbeyi haber veren AKP politikalarının yeni akıl hocası Aleksandr Dugin yazdığı ‘Rus Jeopoliği’ isimli kitabında, kriz dönemlerini rejim lehine çevirmek için aynen şunları önermekte:

“Vatan kurtarmak”  bahanesiyle siyasi diktatörlük kurmak ve zor kullanarak siyasi muhaliflerden kurtulmak; ekonomik çöküşü savaşla izah etmek ve ekonomiyi doğrudan merkezin kontrolünde çalışmaya mecbur etme fırsatlarını yaratmak”

İşte Akp ve Saray bunu toplum üzerinde gerçekleştiriyor!

Umutlu olmak işin özüdür, Sosyo-politik derinliği olan ahlaki bir değişim momentine girecek Türkiye’de bu kaçınılmazdır. Demokratik değişime direnemeyecek hiçbir güç. Ortak paydada farklılıklara ve yaşam tercihlerine toplumsal saygı olacağa benziyor.

Toplumun kendi içinde ortak bir yaşam savunusunu yaratacağına olan umudu korumak gerek lakin, Nisan ayına kadar çok büyük değişimler yaşanırsa sürpriz sayılmasın!

KEREM ÇİFTÇİ – ARYEN HABER

Okumadan Geçme

Türkiye’nin 2017 kehanetleri ve Astana oyunları

Bedirxan Küçük yazdı: Türkiye'nin 2017 kehanetleri ve Astana oyunları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir