Perşembe , 19 Ocak 2017

Sessizliğiniz ahiretinizde şahitlik edecektir

Elinde olmayan bir şeydir yazmak, istediğini yazarken uzağı yakın eden bir ruh haline girer kalemin!
Ve istem dışı bir bakmışsın, asıl yazmak istediğini yazmamış, ruhen dolaşıvermişsin zulmün olduğu her yere. Dokunsan tüm zulümleri geriye sarmak istersin, bütün bunlar bir rüya olsa keşke dersin, hiç olmamış olsaydı bu ölümler , hiç kanıksanmamış gibi üzerini örtesi gelir kalemin! Lakin insaneli, kalemi ruh aleminden çıkarıp reale döndürmesi lazım! yanlışı ve eksiği yazması için kalemin!

Dem Ölümün Yolunu Kapatma Demi

“Ana dil bilinci ve sevgisi aynı ulus içerisinde yaşayan insanlar arasında ortak bir düşünce sistemi. Evreni birlikte anlama ve kavrama yeteneği kazandırır. Bu da aynı ulus içerisindeki insanlar arasındaki bağı kuvvetlendirir”
Araştırma yapan kalem sahipleri böyle anlatır, ana dilinin önemini bu şekilde dile getiriyorlar . Ancak, bir halkın dilini kültürünü hiçe sayma taktiğini taktir etmemek elde değil Türkiye Devleti’nin. Bu farklılıkları yok etme hırsı tek tipleştirme düşüncesi ne zamana! ve nereye kadar? Renklerin ve dillerin Allah’ın ayeti olduğundan bihaber mi kendini Müslüman tanımlayan hükümet? Bu telaş niye? Bütün dert Devletin gücünü ve Buradan’lığını tüm ihtişamıyla göstermek için mi bütün bu hak ihlalleri? Onca baskı, bu kadar zulmün amacı? Buradayım, hep burada olacağım ve egemen sömürücü rolünden hiç bir zaman feragat etmeyeceğim işareti mi?

Dil ana sütü gibi tertemiz berrak ve lekesizdir, dil olmasa lal olur insan. İnsan “ayettir”, dil de öyle; dili olmasa kültürü de olmaz insanın. Zira dil ile anlatılır yaşamı ve içinde olan tüm olguları, dille eğitilir ve öğretilir çünkü… Türkiye Devleti Kürtler üzerinde son surât tekrar bir hak gaspını çabasına girmiştir. İnsan dert etmez mi, sana ait olanı gasp edilirken? Bu kadar mı, ‘neme lazım!’ Bu kadar mı sessizliğe bürünür insan? Bilmiyorum vicdan nasıl rahat eder? Değer ve kültürümüze onca hakaret ve haksızlığa uğrarken nedir bu sessizlik?… Allah İnsanı akletmeye ve düşünmeye çağırır zulmü içselleştirmeye değil…
AKP li Kürt vekiller bütün bu olan bitenden bihaber mi? Sessizliğiniz ahiretiniz de şahitlik edecektir inanıyorsanız eğer?

Ümmetin Yetimi Kürtler

Bu noktada Kürtlerin haklı mücadelesini kendine dert edinen siyasetçi ve Kürt aydınlar alternatif siyaseti yaratmalı, ne olacak ve ne yapmalı kaygısını taşımalı. Fakat öyle sloganik değil, halka can suyu olacak proje ve politikaları olmalı. Kendi milletinin menfaati ve yararını gözetmeli. Ekonomisi sanat ve eğitiminin “Musa Anter, Feqî Hüseyin Sağnıç, İsmail Beşikçi, Abdurrahman Dürre, İbrahim Gürbüz, Cemşîd Bender, Süleyman İnanoğlu ve Yaşar Kaya’nın tarafından 18 Nisan 1992 yılında İstanbul’da kurulan, Kürt dilini, kültürünü ve edebiyatını araştıran ilk Kürt kurumlarından İstanbul Kürt Enstitüsü kapatıldı.” Bıraktığı yerden başlamalı. Ve Kendi içinde ki farlılıkların güzelliği bilincini ortaya çıkarmalı. Erk’in bugüne değin dayattığı tüm tekçiliği reddetmeli. Tekçilik etik ve insâni olmadığı gibi İslami de değildir zira.

Kürtler, tarihin bir bütününe bakmalı, tarihte yapılamayanı ve başarılamayanı başarmalı artık!!! Mahabad’ı Hewlêr’i Rojava ve Amed’i koruyacak… Kürt ulusal birliği kongresi çözmeli, Kürtlerin sesi ortaklaşmalı ve bu noktadan yola çıkarak yanlışı eksiği ”kalburda eler” misali yanlışı kenara koymalı, doğruları rehber edinerek yola çıkmalı. Yola çıkarken eğitim, ekonomi sanattan başlamalı, eğitim sorgulamayı getirir. Çünkü kalburda elenen hataları işlevsizleştirip çöpe atmalıyız. Kalan doğrularla yürümeli, kadim topraklarda yaşayan halklar ve tüm renklerimizle, kararlılıkla ve Seid Rıza’nın sözlerini hatırlatmalı zihinlere unutturmamak adına ‘’erk’in oyununu; ”Biz sizin hilelerinizle baş edemedik, bu bize dert olsun. Siz de bize diz çöktüremediniz, bu da size dert olsun!” Ve birlik tohumu ekmeli Cigerxwîn’in sözleriyle “Egerhûn nebin yek, hûn ê biçin yek bi yek..” Ve birde şu cümleyi şuraya bırakasım geldi;

ARTIK! Kürt gençlerinin okuması kimi ekonomist, kimi edebiyat, kimi siyasetçi kimi eğitimci, ama okumalı okumalı okumalı! Halkına yediden yetmişe, aşık bilgi birikimli ve nitelikli beyinlere ihyacı var Kürtlerin!!!!

Perihan Yoğurtçu – ARYEN HABER 

Okumadan Geçme

Saadet Partisi referandum kararını açıkladı: Bugünden bilinsin, hayır

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, ‘partili cumhurbaşkanlığı’nı içeren anayasa değişikliği teklifinin mevcut haliyle referanduma sunulması halinde ‘Hayır’ oyu vereceklerini söyledi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir