Perşembe , 19 Ocak 2017

Perihan Yoğurtçu yazdı: Göç ve Kadın Psikolojisi

”Ekonomik toplumsal, siyasal sebeplerle bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka bir ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işi taşınma hicret muhaceret sözlükte bu anlama gelmekle’’ birlikte, ‘Göç’ yeni bir olgu değil öteden beri olagelen bir şeydir.

Fakat eğer bu göç zorunlu bir göç ise işte o zaman, insan psikolojisi travmalara gebedir. Bir ağacı yahut bir çiçeğin sonucu düşünülmeden kökünden koparılması yeniden yeşillenmesi mümkün mü? Kökünden koparılmak bir bitki için nasıl zararlıysa, zorla yerinden edilme de insan için aynı oranda zararlıdır.

Düşünün ki dost akraba ve yanı sıra tüm birikimini geride bırakıyor. Alıştığı komşu ve çevresini kaybediyor bir anda kendini farklı bir dünyada buluveriyor. Bu durum insanı ruhen bir yıkıma götürür. İnsanın ruhunda talana neden olur, onuruna dokunur; lime lime eder. Ağır bir yüktür zira. Dayatılan her ne varsa insanın ruhunu incitir. Bütün araştırmalar bu minvaldedir.

Zorunlu göçün ardından, kadınlar hem sosyal hem toplumsal sorunlar yaşadığını belirtmektedirler. Yapılan bir araştırmada zorunlu göçün kadın psikolojisi üzerinde meydana getirdiği etkiler şöyle belirtilmiştir:

‘’ Zorunlu göç ve ruh sağlığı arasındaki incelenmiş, görüşme yapılan kadınların yarısı sevdiği bir yakının, yarısının eş, çocuk ölümüne ya da hayatını tehdit eden hastalığına şahit oldukları, %7,4’ünün politik şiddet ve işkenceye, % 27,1′ inin askeri şiddete ve ırkçılık ve ayrımcılığa maruz kaldıkları belirtilmiştir.

Ayrıca görüşme yapılan kadınlar Kürt kimliğinden dolayı etkilendiklerini söylemişlerdir. Görüşülen kadınların %92,2’si rahatsızlık verici düşünceler, %80’i kaçınma, %82,2’si ise aşırı uyarılma gibi travma sonrası stres bozukluğu TSSB reaksiyonları gösterildiğini belirtilmiştir.

’’ Araştırılmalarda da açıklandığı üzere göçün ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediği çok açıktır. İnsan ve bitkiler benzerdir, coğrafyaya hastır. Her bitkiyi ya da her tohumu istediğiniz her coğrafyaya ekemiyorsunuz araştırılmadan bir tahlil yapılmadan. Vereceğim örnek 2000’li yıllardaydı yanılmıyorsam : Melih Gökçek, Van’da bulunan bir çiçeği getirip inatla Ankara’da dikmeye çalışmıştı fakat nafile, tutmadı. Basında bile espri konusu olmuştu. İnsanda tıpkı bitkiye benzer istemediği bir topluma adapte olamaz. Hiçbir canlı dayatmayı benimsemez ne oralı olur, ne buralı.

Toprağından, kültüründen, yaşam alanlarından koparılan farklı kültür ve dilin yaşandığı bir ortama sürülmenin kadının ruhunda yaralar açar. Psikolojisi tarumar olduğu gibi, ırkından dolayı göçertildiği toplum tarafından hor görülüyor, ötekileştiriliyor. Bütün bu yaşadığı travmalarla birlikte evlatları, sistemin eğitim kurumları tarafından dilini, tarihini, kültürünü ve kimliğini inkar eden tekçi bir zihniyet ile eğitiliyor. Hatta belli bir süre sonra kökünden koparılan bu çocuklarla bir neslin düşünce dünyasını katli gerçekleştiriliyor.  Bir de asimile edilen yavrularıyla kültür çatışması yüklenir annenin sırtına.

Bütün bu zulme maruz kalan kadın sosyal, toplumsal, psikolojik sorunlarının tam ortasında bulur kendini ne yazık ki!! ‘’Doğa ile kadın benzer değil, en başından beri aynı saldırılara maruz kalmıştır’’ diyor. Katılmamak elde değil Muhammed C, Ebrari’ye. Hiçbir dönem yoktur ki kadın haksızlığa maruz kalmasın. Kadın maruz kaldığı zulmü kendi içinde saklar. Ana olması toprağa benzer olsa da uğradığı zulmü toprak gibi filizlenip dışarıya saçamıyor kendi içinde biriktiriyor uğradığı bütün adaletsizlikleri. O nedenledir yaşadığı ruhi çöküntüler. Ve bir de kültürün ona öğretisi olan kadının sessiz olanı, kadının itirazsız olanı sevilir ve sayılır anlayışı algısı da kadın psikolojisi üzerinde etki yaratıyor. O nedenle zorunlu göç, kadına ve dolayısıyla kadim kültüründe kadınla özdeşleştirilmiş yaşama, büyük bir zulümdür.

 

PERİHAN YOĞURTCU- ARYEN HABER

Okumadan Geçme

Türkiye’nin 2017 kehanetleri ve Astana oyunları

Bedirxan Küçük yazdı: Türkiye'nin 2017 kehanetleri ve Astana oyunları

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir