Pazar , 19 Şubat 2017

Kaosla ayakta kalmak!

Darbeyi bertaraf edenlerin darbesi hızından bir şey kaybetmiyor…!

Biat eden çoğunluğun sessizliğinden -daha doğru ifadeyle milliyetçi ve Sünni refleksin harekette olmasından- güç alarak darbe karşıtlarının üzerine şiddetle gidiyor. Şiddetin en son mağdurları Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gülten Kışanak ve Fırat Anlı!

Biri darbe komisyonuna konuştuktan birkaç saat sonra Ankara’dan Diyarbakır’a dönüşünde havaalanında diğeri ise evinde polisler tarafından gözaltına alındılar.

7 Haziran seçimlerinin hemen ardından Temmuz 2015’de iktidar elitleri kaosun tezgahını kurdular ve adım adım şiddeti arttırdılar.

Önce savaş uçakları havalanıp ölüm kustu sonrasında ise canlı bombalar harekete geçti ve her gün bir yerde patlatıldılar. Her yere kaos ve şiddet egemen oldu ve bu şiddet ortamında 1 Kasım milletvekili genel seçimleri yapıldı.

Kaosun hediyesi AKP elitleri için tek başına iktidar olmaktı.

Milliyetçilik rüzgarları artmıştı ve medya sarayın sesi olmuştu.

İnsanlar öldükçe ve saray silahları kuşandıkça milliyetçi ve İslamcı ses daha gür çıkıyordu. Milliyetçi ve İslamcı ses gür çıktıkça silah kuşananlar daha çok ölüm kustular. Kürt şehirlerinde başlayan hendek savaşları bu kaosu besledi. Şehir savaşları uluslar arası alanda iktidar elitinin paçasını bozsa da içeri de güçlendirdi.

Şehir savaşlarının iktidar elitleri açısından neticesi tam bir öz güven ve pervasız davranışlar olurken direnenler açısından ise yorgunluk ve kırılmış geniş kitleler oldu.

Tüm bu kaosun faturası büyümesi yavaşlayan bir ekonomi, pahalılık, her gün yitirdiğimiz insanlar, kötü bir imaj, yıkılan onlarca kent, isimsiz yüzlerce ölü, artan milliyetçilik ve pervasızlaşan bir iktidar…

Tüm bu kaosun üzerine 15 Temmuz darbe girişimi gelmiş oldu. Darbe bertaraf edildi ve bu Türkiye’de demokrasinin gelişmesi açısından iyi bir fırsat sunmuştu. Erdoğan ve onun temsil ettiği iktidar eliti demokrasiyi tercih etmedi. Erdoğan ve onun temsil ettiği iktidar elitleri 15 Temmuzu kendileri için bir fırsat olarak gördüler; OHAL ve KHK’lar ile kendi darbelerini yaptılar.

Çadı avı misali 100 bin kişi işinden edildi.

100’lerce Tv, gazete, yayın evi ve radyo kapatıldı. 40 bin kişi tutuklandı.

Aralarında Ahmet Altan ve Aslı Erdoğan’ın da olduğu 100’den fazla gazeteci ve yazar tutuklandı.

Ciddi bir otoriterleşme var.

Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasının ertesinde Kürt şehirlerinde internet erişimi engellendi. Keyfiliğin ve haksızlığın sınırı yok.

Otoriterleşme ve zorbalık tam hız sürüyor.

Mevcut iktidar eliti yıllardır kaos ve çatışmadan besleniyor lakin kaos ve çatışmayı bu hızla sürdürmeye devam ederse bu onu yer. Nitekim iktidar da ciddi bir yozlaşma var.

Erdoğan, bu gerçekliğe sırtını dönmüş durumda ve savaş halini sürdürüyor. Böylece ayakta olmaya, gevşememeye özen göstermiş oluyor.

Bunun için her şeyi mubah görüyor;

Hukuk mu?

Yok!

Barış mı?

Geçin!

Demokrasi mi?

Rafa kaldırıldı!

 

HALİL SAVDA – ARYEN HABER

Okumadan Geçme

Referandum Hayırlarla Ve Hayırlar Kadar Hayırlı Olacaktır

"Erdoğan ve kliği ne yapara yapsın bu referandumda kendisi ve Türk devleti için istediği zaferi elde edemeyecek"

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

'