Salı , 24 Ocak 2017

Cehennemin Kapısı Suriye

Türkiye, Rus uçağını düşürmesinin ardından Suriye oyununundan düştü. Esad’ı devirme ve selefi gurupları iktidar yapma rüyası ise Halep’in teslimiyle bitti. Son Moskova deklerasyonu ise bunun resmi belgesidir.
Suriye’de hesapları tutmayan Türkiye şimdi de tüm enerjisini Kürt koridorunu önlemeye harcıyor.

Fırat Kalkanı’nın şimdi tek bir hedefi var; Rojava yönetimini güçsüz kılma, Kürt koridorunda gedik açma ve nihayette ise olası bir Kürt Federasyonuna izin vermemek üzerine kurulu. Amaç Kürtlerin 910 km’lik Suriye sınırında hakim olmalarını önleyip Akdeniz’e uzanan yolu kesmek.

Türkiye için El Bab operasyonu bu bakımdan kritik önemde. Türkiye El Bab’da DAİŞ’e karşı savaşıyor ve bu savaşta ciddi kayılar vermesine rağmen şehri almakta kararlı. Neden?

Türkiye El Bab’ı alamazsa QSD güçleri şehri kuşatıp alacak ve böylece Rojava Akdeniz’e uzanacak! Bu ise Rojava yönetimini siyasi ve ekonomik güç yapacak. Bu Batı için Türkiye’ye alternatif enerji yolları demektir.

Türkiye ABD’deki yönetim boşluğunu da fırsat bilerek Rusya ve İran’a verdiği bir dizi tavizle elini çabuk tutup bu koridoru kapatma çabasında.

Bunca kayıp ve ısrar bu nedenle.

İktidar çevrelerine ‘buna değer mi?’ dediğinizde şöyle diyorlar: ‘Batının büyük Kürdistan projesine karşı bunu yapmak zorundayız’.

Hükümet çevrelerinin Büyük Kürdistan projesi dediği nedir?

Kasr-i Şirin’de ikiye bölünen ve daha sonra 4’e parçalanan Kürdistan’ın tek devlette birleşmesi.

Pekki bunun gerçekleşme sansı var mı?

Bana sorarsanız yok.

Olsa olsa ne olur?

Irak Kürtleri gibi Rojava Kürtleri de statü sahibi olurlar ve ileri de belki iki ayrı devlet olarak varlıklarını sürdürürler.

Nitekim Irak Kürtleri bir Federasyona kavuştular ve yıllarca süren Saddam zulmü sona erdi.

Bundan Türkiye’nin nasıl bir zararı oldu?

Zararı değil aksine karı oldu. Yıllardır Türk yönetiminin tek dostu Irak Kürdistan Federasyonudur. Ciddi bir ticaret var.

Pekki Suriye’de 910 Km’lik Türk sınırında Kürt federasyonunun kurulmasında Türkiye’nin nasıl bir zararı olur?

Hakikaten bunu anlamak mümkün değil!

Aksine olası bir Rojava federasyonunun Türkiye’ye ekonomik ve siyasi yararı dokunur. Hem Türkiye nüfusunun neredeyse yüzde 30’u Kürt ve Rojava Kürtleriyle akrabalar. Rojavalı Arap’ların ve Türkmenler’in de Türkiye’deki Arap ve Türkmen’lerle akrabalığı var.

Rojava halkları Türkiye’nin soydaşı sayılırlar. Türkiye’den beklenen Rojava’da olası bir statüyü desteklemektir.  Aksine engelleme çabasında.

Türkiye bedel ödeme pahasına neden Rojava’nın statüsüne karşı çıkıyor? Rojava’da kazanılacak olan statünün kendi Kürtlerini etkisi altına alma ihtimali!

Türk yönetimi bundan korkuyor. Türk yöneticileri korkmakla haklılar. Çünkü Türk idaresi kendi Kürtleri’nin en insani talebini şiddetle yok sayıyor ve haklarını inkar ediyor. Temel eğitim hakları bile 90 yıldır gasp edilmiş durumda.

Lakin „korkunun ecele faydası yok.“

Türkiye Kürtleri Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana temel haklarının garantisi için statü istiyorlar. Bunun için bir dizi bedel ödediler. Eski Cumhurbaşkan’ı Turgut Özal, Abdullah Gül ve mevcut Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan defalarca ‘Türkiye’nin en temel problemi Kürt sorunudur’ dediler.

Erdoğan en temel problemi şiddet ve inkarla sümen altı etmek istiyor, çünkü baskı ve inkar problemi çözmüyor aksine daha da hastalıklı hale getirmiş oluyor.

Kürtlüğe dair nerede bir kımıldama varsa hemen ezmeye girişiyor. Fırat Kalkanı ve El Bab’da yaşanan asker kayıpları Kürt koridorundan korkunun ifadesi. Bu refleks Türkiye’yi güçsüz kılıyor. Mevcut çatışmalı durumun sürmesi de Kürt haklarını inkar ve gasp ile ilgilidir.

Türk yönetimi Kürt siyaset temsilcileriyle oturmadan da problemi çözebilirler.

Nasıl?

Kendi Kürtlerine Anadil’de eğitim desteği ve statü vererek. Bu Türkiye’deki bölünme korkusunu yok eder ve paranoyak tavırlara son verir. Mevcut otoriterleşme ve çatışmanın kaynağı da bu korku ve paranoyadır.

Kürt paranoyasının aşılması Rojava’yla dostane ilişkilerin önünü açar. El Bab’da bunca asker kaybı da yaşanmamış olur!

Rojava karşıtlığı Türkiye’yi daha fazla bölgesel güçlerin ve fanatik İslami gurupların etkisi altına alıyor.

Türkiye eğer şu sorunun yanıtını önyargısız verirse emin olun temel problemlerinin çıkış kapısına ulaşır!

Neden Suriye’de bunca ölüm ve çatışma var?

Çünkü Esad yıllarca Rojava ve diğer Suriyelilerin temel haklarını gaspetti!

Eğer temel hakları gasp edilmeseydi bugün Suriye halkları Esad’la birlikte terörizme karşı mücadele eder ve bugün yaşanmakta olan problemler olmazdı. Ancak Esad temel problemleri görmezden geldi. Bugünki cehennemin müsebbibi Baas ve Esad’ın yanlış politikasıydı.

Üzülerek belirtmeliyim ki Türk yönetiminin bugünki tavrı Esad’ın 2013 öncesi tutumuna benziyor!

Türk idaresi 910 Km sınırı olduğu ülkede yaşananlara bakarken iyi düşünmeli.

Suriye bir Cehennem kapısı lakin biliyoruz ki Cennet sırat köprüsünün hemen öbür tarafı…!

HALİL SAVDA – ARYEN HABER

Okumadan Geçme

Elazığ’da 14 HDP’li tutuklandı

Elazığ'da gözaltına alınan 18 kişiden 14'ü tutuklandı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir