Salı , 24 Ocak 2017

2017’nun vaaadi ‘hep birlikte şehit olmak’

“Hep birlikte şehit olacağız!” Kürsüye çıkan ensesi kalın adam nasıl da rahat söylüyor!..
O adam her şehit cenazesinde boy gösteriyor ve onca istemine rağmen şehit olmuyor; oysa ne kadar da hazır şehit olmaya…

Şehitlik en fakir mahallenin Ahmet’ine o Ahmet’in Mehmet ismindeki oğluna nasip oluyor.

Vatan hizmeti Ahmet ve oğlunun vazifesi. Ahmet ve Mehmet nasıl da şanslı; millet ve vatan için şehit oldu-olacak(!)

Ensesi kalın adam yine kürsüde ‘Ahmet kardeşimiz şehit olduğu için çok şanslı, keşke ben de şehit olsam!’

Ama şehitlik ona uğramıyor, ne kadar da şanssız(!)

El Bab’da, Cerablus’da, Kayseri’de, Hakkari’de hep şans Ahmet ve Mehmet’den yana…

DAİŞ, Sefter Taş ve Hilmi Şahin’i yaktığı görüntüleri paylaştı. Bir hafta geçmesine rağmen devlet yönetiminden bir açıklama yok. Tek bir yetkili Taş ve Şahin’in aileleriyle temasa geçmedi. Üzgün kalplerine dokunmadı.

O ensesi kalın adam nasıl da umursamaz!..

Her gelen şehitle ensesi daha da kalınlaşıyor ve daha rahat hükmediyor; idaresine itirazlar azalıyor ve sopayı muhaliflerinin kafasına vururken daha cüretkar oluyor.

O ensesi kalın adam, kimse kendisine soru sormasın, eleştiri yapmasın istiyor.

Son 10 günde El Bab’da hükümete göre 18 kimilerine göre ise 80 asker hayatını kaybetti.

Neden?

Daha birkaç gün önce Rusya ve İran’la Moskova’da bir deklerasyon yayımlandı. O deklerasyonun tercümesi şuydu: Suriye’nin toprak bütünlüğü korunacak ve Esad kalacak.

E o zaman El Bab ne?

Tv’lere çıkan hükümet yetkilileri bir tampon bölgeden bahsediyorlar.

O programların sunucuları orada o yetkililere ‘kardeş daha dün sen Suriye’nin toprak bütünlüğünden ve Suriye devletinin egemenliğinden bahsettin, El Bab’a gitmek orayı ele geçirmek bunun ihlali değil mi?

Madem Suriye devletinin egemenliğinin garantörüyüz, neden o ülkenin topraklarında operasyon yapıyoruz?

Madem Suriye devletinin egemenliğinin garantörüyüz, o zaman neden DAİŞ’e karşı o ülkenin hükümetiyle ortak çalışmıyoruz?’ sorularını sormuyor.

Neden?

Çünkü korkuyorlar; işlerini kaybetmekten ve Tv’lerinin kapanmasından korkuyorlar.

İnsanın rehberi değerleridir.

Örneğin barış bir değer mi?

Bir iktidar için barış bir değerse, o zaman yaptıkları bunu destekler mahiyette olur.

Örneğin adalet bir değer mi?

Adalet bir değerse, o zaman idare edenler adil olurlar. Hukuka saygılı seçimler yaparlar.

Eğer bu iki temel değer yoksa yandaşlar kayırılır, muhalefet edenler ezilir ve tercih çatışma olur!

Yandaşların kayırıldığı, muhalefetin ezildiği ve problemlerin silahla çözülmeye çalışıldığı yerde değerler yoktur.

Eğer bir ülkede değerler yoksa orada insanca bir idare yoktur. Ve orada pespayelik, çatışma, gerilim, umutsuzluk ve güvenlik korkusu egemen olur.

Nitekim 2016’da Türkiye’de olan bu.

2017’de de benzer bir durum görülüyor.

Ensesi kalın adamın 2017 için önermesi hep birlikte şehit olmak…!

Yaşamı kutsamak varken refahı yükseltmek dururken, adalet ve barış için çabalamak gerekirken, umudu ve özgürlüğü yüceltmek varken kavga, cezaevi, gerilim, fakirlik ve keyfilik yüceltilip öneriliyor.

Türkiye’nin değer sahibi insanları var ve bu tabloyu kabullenmeyeceklerdir.

Barış ve adalet sözcükleri çok kıymetliler ve bu sözcükleri ensesi kalın adama inat üretmek lazım.

Adalet ve barış sözcüklerini çoğaltalım ki sözcüğün gücü artsın.

2017’nin müjdesi BARIŞ ve ADALET sözcüklerini çoğaltmak olmalı.

HALİL SAVDA  – ARYEN HABER

Okumadan Geçme

Elazığ’da 14 HDP’li tutuklandı

Elazığ'da gözaltına alınan 18 kişiden 14'ü tutuklandı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir